Salih KESKİN/ MARDİN, – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Terörsüz Türkiye” süreci hakkında “Şart yok, müzakere yok, pazarlık yok. Silah bıraksın ve kendini fesletsin. Biz büyük bir memnuniyetle karşılarız. Özellikle yerel halkımız ve milletimiz adına bunu destekliyoruz. Ülkemizin iç barışı ve kalkınması için de bu durumdan memnuniyet duyarız. Ancak ne yazık ki bu konuda olumlu bir gelişme yaşanmıyor. Karşı tarafın güvenilir olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Mardin’de partisinin Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Artuklu Üniversitesi Rektörlük binasında yer alan Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongre, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açıldı ve ardından saygı duruşu ile İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Tek listeyle gerçekleştirilen seçimde mevcut İl Başkanı Salih Ersöz yeniden seçildi. Kongrede gündeme dair yorumlarda bulunan Destici, önemli açıklamalarda bulundu.
‘BİRİZ, BERABERİZ VE KARDEŞİZ’
Destici, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle belirtmek isterim ki; biz Türk milleti olarak Kürt’ü, Arap’ı, Türkmen’iyle bir bütünüz, kardeşiz. Birliğimiz ve kardeşliğimiz için mücadele edenlere geçmişte olduğu gibi bugün de fırsat vermeyeceğiz. Sürecin başından beri belirtildiği gibi, şartsız, müzakeresiz silah bırakma ve terör örgütünün kendini feshetmesine kimse itiraz etmez. Türkiye’de yaşayan pek çok insan bunu destekliyor. Ancak eğer müzakereler kapalı kapılar ardında yapılır ve şartlar ileri sürülürse, bu millet buna karşı çıkacaktır. Eğer kendini feshedilecekse, buna büyük bir memnuniyetle karşılarız. Ülkemizin barışı ve kalkınması adına bunu desteklemekteyiz. Ama nereden biliyoruz, biz bu konuda güvensizlik hissediyoruz. Çünkü karşımızda Amerika, İsrail ve Batı var. Terörle mücadelede samimiyet varsa, önce o güçlerle ilişkileri kesmeleri gerekmektedir” diye belirtti.
‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN TERÖRİSTLERLE YAPACAĞI BİR PAZARLIK YOKTUR’
Mustafa Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin teröristlerle bir pazarlığa girmeyeceğini söyleyerek, “Hiçbir şart kabul edilemez. Burada fazla detaya girmeyeceğim. ‘Hukuksal tanıma’ gibi süslü ifadelerle akıl karıştırıyorlar. Yani terör örgütünü hukuken tanıyacaksın demek istiyorlar. Sadece ismini değiştirip, beni tanıyacaksın diyorlar. Suriye’deki YPG’nin SDG olarak adlandırılması gibi… Ayrıca ‘demokratik dönüşüm’ diyorlar. Bu dönüşüm nereden geliyor, hangi değişiklikler yapılmak isteniyor merak ediyoruz. Bütün insanların kendi dillerini konuşmasının destekleyicisiyiz, bunu daha önce biz savunmuştuk. Bugün de aynı görüşteyiz. Herkesin inancını, geleneğini yaşamasını savunuyoruz. Ancak bir gerçektir ki her devletin bir adı ve resmi dili vardır. Bunlar kaybolursa Irak veya Suriye gibi parçalanırsınız. Biz birlik ve kardeşlik istiyoruz. Eğer Mardin, Nobel ödüllü bir Aziz Sancar çıkarıyorsa, yeni Aziz Sancar’ların da çıkma potansiyeli vardır. Mardin bu güce sahiptir. Ben, partim ve buradaki Mardinli kardeşlerim adına kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.









