Ünal Üstel, garantör ülke Türkiye’nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Barış Harekâtı’nın, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamaya yönelik meşru bir adım olduğunu belirterek, bu tarihsel gerçeğin siyasi söylemlerle değiştirilemeyeceğini ifade etti.
Başbakan Üstel, Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmaya yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Açıklamasında, Kıbrıs meselesine ilişkin tek taraflı değerlendirmelerin ve Kıbrıs Türk halkını yok sayan yaklaşımların bir kez daha gündeme getirildiğini kaydetti.
Üstel, “işgal” söylemi üzerinden yapılan değerlendirmelerin, 1963 yılından itibaren Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırılar, zorunlu göçler ve izolasyonları görmezden geldiğini ifade ederek, Kıbrıs Türk halkının iradesi, devleti ve kurumlarının yok sayılamayacağını vurguladı.
Kıbrıs’taki sorunun temelinde Rum tarafının uzun yıllardır sürdürdüğü tek egemenlik iddiası ve siyasi eşitliği reddeden yaklaşımın bulunduğunu belirten Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi varlığını korumak için ağır bedeller ödediğini kaydetti.
Açıklamasında, 1974’te atılan adımın bir “işgal” değil, barışı tesis etmeye yönelik bir harekât olduğunu ifade eden Üstel, bu durumun tarihsel bir gerçek olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkının iradesini dikkate almadan Rum tarafını üye yapmasının adadaki dengeyi etkilediğini söyleyen Üstel, bu durumun çözüm sürecine katkı sağlamadığını ifade etti.
Başbakan Üstel, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak iki halkın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, Kıbrıs’ta barışın eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde tesis edilebileceğini belirtti.
