Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2025’in tamamlanmasının ardından öğrenciler, sonuçların açıklanmasını ve tercih sürecini yoğun bir stresle bekliyor. Sınav hazırlığına aylarını hatta yıllarını veren adaylar, sonuç ekranı açıldıktan sonra rahatlamak yerine yeni bir kaygı dönemine giriyor. Uzmanlar, tercih döneminin de en az sınav kadar stresli olabileceğini belirterek aileleri ve öğrencileri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
Tercih Kaygısının Temel Nedenleri
Uzmanlara göre, tercih sürecinde yaşanan psikolojik baskının en önemli sebepleri; yanlış seçim yapma korkusu, çevre baskısı ve gelecek kaygısı. Özellikle başarı sırası ile puan arasında denge kurmakta zorlanan öğrenciler, istedikleri bölümü kazanamama veya yanlış bir tercih yüzünden mutsuz bir eğitim hayatına başlama endişesi yaşıyor. Uzmanlar, sosyal medyada paylaşılan başarı hikâyelerinin öğrenciler üzerinde kıyaslama baskısı oluşturduğunu ve stres seviyesini artırdığını belirtiyor.
Ailelerin Rolü Kritik
Ailelerin, tercih döneminde destekleyici bir yaklaşım sergilemesi öğrencilerin psikolojisi üzerinde büyük etki yaratıyor. Uzmanlar, ebeveynlerin kendi beklentilerini ön planda tutmak yerine öğrencinin ilgi ve yeteneklerini dikkate alması gerektiğinin altını çiziyor. Aile baskısının artması, kaygıyı yükselterek yanlış tercih ihtimalini artırabiliyor.
Stresi Azaltmanın Yolları
Tercih sürecinde stresi azaltmak için uzmanların önerileri şöyle:
- ÖSYM’nin güncel verilerini esas alarak bilinçli tercih listesi oluşturmak
- Rehber öğretmenlerden veya uzman danışmanlardan destek almak
- Sosyal medya ve çevre baskısından mümkün olduğunca uzak durmak
- Düzenli uyku, hafif egzersiz ve kısa yürüyüşlerle zihinsel rahatlama sağlamak
Uzmanlara göre, bu adımlara dikkat eden öğrenciler tercih sürecini kaygı yerine planlama odaklı bir döneme çevirebilir. Böylece üniversite hayatına daha huzurlu ve bilinçli bir başlangıç yapmak mümkün olur.
