Salih BÜYÜKSAMANCI/KONYA, – Konya’da yaklaşık 50 yıldır ev aletleri tamiriyle uğraşan 62 yaşındaki Ümit Tunaboylu, son 15 yıldır iki kızıyla beraber çaydanlık, ütü ve elektrikli ev eşyalarının onarımını gerçekleştiriyor. Başlangıçta kızlarının bu işte çalışmasına hayret eden esnaf ve müşterilerle karşılaştığını söyleyen Tunaboylu, “İlk zamanlar müşteriler zorlandılar, ‘Kız çocuğu bu işi nasıl yapar ki’ dediler. Ancak zamanla kızlarımın becerilerini görünce durum değişti ve mutlu oldular” ifadelerini kullandı.
Ümit Tunaboylu’nun eşi Mardiye Tunaboylu, yaklaşık 20 yıl önce yaşadığı kanser hastalığı nedeniyle vefat etti. Ümit Tunaboylu, çocuklarına hem baba hem de anne olarak destek oldu. Çocuklarını her gün iş yerine getiren Tunaboylu, burada onlara mesleği öğretti. Kızları, şu anda onunla birlikte çaydanlık, elektrikli ev aletleri gibi ürünleri tamir ederek çalışıyor. Çocuklarının işe alışmasının hızlı olduğunu belirten Tunaboylu, “Anneleri hayatta iken de onları özlerdim. İş yerim evime yakındı, bu yüzden sık sık gidip geliyordum. Onlara hediyeler getirip, yediriyordum. Aynı zamanda bozulmuş ürünleri eve götürüp, ‘Bunu çıkarın, takın’ diyordum. Amacım, onlara işin inceliklerini öğretmekti” şeklinde konuştu.
Müşterilerinin ilk kez dükkana geldiklerinde kızlarının varlığına tepki gösterdiğini belirten Tunaboylu, “İlk defa dükkanımıza gelenler, kızların orada çalıştığını gördüklerinde şaşırıyordu. Yakın çevrem bu durumu anladı ama dışarıdan gelenler ‘Kız çocukları burada ne yapıyor’ tepkisi veriyordu. Birkaç yıl böyle karşılaşmalar yaşadık. Ancak biraz zaman geçince, kızların gerçekten işlerine hakim olduğunu görmek, tepkileri olumlu yönde değiştirdi” dedi.
Tunaboylu, çocuklarının farklı mesleklerde olduklarını belirterek, “Eşimin vefatından sonra ailecek bir arada olmanın önemine girdik. Birlikte çalışmak istedim. Bu dükkan olmasaydı, pek çoğumuz bir araya gelemezdik. Çocuklarımdan biri uluslararası ticaret, diğeri iktisat, bir diğeri ise işletme mezunu” dedi.
Nurdan Tunaboylu, çocukken dükkanda nasıl eğlendiğini anlatarak, “Babamı çok sevdiğimiz için dükkana sık sık giderdik. Bazen korkusundan erkenden uyanır, babam işe gitmeden kapısında beklerdim. Dükkan bizim için yabancı bir ortam değildi. Küçükken, sokakta oyun oynarken süpürge kablolarıyla ip atlardık. Babam bozuk olan süpürge başlıklarını getirirdi, biz de onlarla oynayıp söküp, birleştiriyorduk. İlk iş hayatıma başladığımda, ‘Kız çalışır mı?’, ‘Sen ne anlarsın’ gibi tepkilerle çok karşılaştık ama işimizi başarılı bir şekilde yaptıkça, müşterilerden ‘Helal olsun’ gibi tepkiler aldık. Bu sektörümde 15 yıl geçti ve artık kimse beni görünce şaşırmıyor” diye konuştu.





