İSTANBUL, – Global operasyonlarını sürdürülebilir bir anlayışla yöneten DeFacto, yeni pazarlara giriş stratejisi ve mevcut pazarlardaki genişleme sürecinde esnek iş modelleri ile yerel işbirliklerine odaklanarak uluslararası varlığını hızla büyütüyor. Marka, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile bir iş birliği anlaşması imzaladı. Bu iş birliğinin kapsamı, mısırda açılacak yeni mağazalar, dijital dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması, yerel üretim kapasitesinin artırılması ve artan operasyonel ihtiyaçlar için işletme sermayesinin desteklenmesini içeriyor.
Bu global büyüme stratejisinin ilk adımı, Mısır’da yapılan yeni iş birliğinde kendini gösterdi. DeFacto’nun Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile kurmuş olduğu ortaklık, ülkedeki mağaza ağının genişlemesi, dijitalleşme için yatırımların artırılması, yerel üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve artan operasyonel ihtiyaçlar için işletme sermayesinin sağlanmasını hedefliyor. Bu doğrultuda DeFacto, Mısır’da toplamda 20 bin metrekarelik bir alanda tüketicilerle buluşacak.
DeFacto’nun Mısır’a yaptığı yatırım, markanın Orta Doğu, Kuzey Afrika, MENA ve CIS bölgeleri gibi farklı coğrafyalardaki uzun vadeli büyüme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Markanın Orta Doğu’daki genişleme serüveninin bir parçası olarak, Suudi Arabistan’da ilk mağazasını Cidde’de açarak bölgedeki varlığını güçlendirdi.
DeFacto, gelecekte de uluslararası pazarlardaki yatırımlarına devam ederek, yerel ihtiyaçlara uyum gösteren esnek iş modeli ile global büyüme hedefini kararlılıkla sürdürmeyi planlıyor.
‘GLOBAL BÜYÜMEMİZE KARARLI BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYORUZ’
DeFacto Yatırım, Finans ve Büyümeden Sorumlu Başkanı Önder Şenol, yurtdışı yatırımların sadece şirketin büyümesini değil, Türk moda sektörünün uluslararası alandaki gelişimine olan katkısını da ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Yatırımlarımız aracılığıyla, Türk moda sektörünün uluslararası düzeydeki etkisini artıracak somut sonuçlar elde ediyoruz. Her yeni mağaza, Türkiye’de tasarlanan, geliştirilen ve üretilen bir moda anlayışının farklı kültürlerle birleşmesini sağlıyor. Böylece Türk moda markalarının dünya pazarlarında rekabet edebileceğine dair güçlü örnekler sergiliyoruz. Dijital yatırımlarımız, yalnızca DeFacto için değil; sektördeki tedarikçilerden tasarımcılara, lojistikten teknolojiye kadar geniş bir ekosistemin dönüşümüne katkıda bulunuyor. Geliştirdiğimiz veri odaklı süreçler, hızlı moda ile sürdürülebilirlik dengesinin sağlanmasına imkân tanırken; Türk hazır giyim sektörünün çevik, yenilikçi bir yapıya kavuşmasına yardımcı oluyor.”
Şenol, “Büyüdüğümüz her ülkede yerel iş birlikleri kurarak, Türk moda sektörünün güvenilir bir iş ortağı ve uzun vadeli bir oyuncu olarak algılanmasını sağlıyoruz. Ayrıca, kapsayıcı istihdam ve yetenek gelişimine odaklanarak, Türkiye’deki insan kaynağının uluslararası deneyim elde etmesini teşvik ediyoruz. DeFacto’nun yurt dışında yaptığı her yatırım, Türk moda sektörüne yeni pazarlar açarak bilgi ve deneyim transferini hızlandırmakta ve gelecek nesiller için daha güçlü bir global ekosistem oluşturma hedefini taşımaktadır. Attığımız bu adımlar, Türkiye kökenli markaların dünya genelinde kalıcı başarılara imza atabileceğini gösteren ilham verici bir yol haritası sunuyor” ifadesinde bulundu.
EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar ise konuya ilişkin olarak şu şekilde konuştu:
“Türk şirketlerinin uluslararası alanda daha geniş bir etkiye sahip olmasını sağlamak için destek veriyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliğinin, DeFacto’nun küresel büyümesine katkı sağlamasının yanı sıra Türk markalarının globalde lider konuma gelmesine yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu vizyonun ilk adımını Mısır’da atmış bulunuyoruz ve önümüzdeki süreçte farklı coğrafyalarda da sürdüreceğiz” dedi.

