ANTALYA, – Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yer alan ‘Sahibinden Rahmet’ filminde oyunculuk yapan Cem Yiğit Üzümoğlu, etkinliğe katılma nedenlerini açıkladı. Üzümoğlu, “Amacımız burada ödül almak değil. Önemli olan bu festivalde bir arada olmak ve Türkiye’nin en eski festivallerinden birini yaşatmak. Güzel bir 1,5 hafta geçirip, eğlenmek önceliğimiz. Ödül alırsak seviniriz ama alamasak da mutluluğumuzdan bir şey kaybetmeyeceğiz; işimizi yapmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Bu yıl 62’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde ünlü yüzler ve sanatçılar yer alırken, izleyiciler film gösterimlerine büyük ilgi gösteriyor. 2022 yılında ‘LCV’ filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne sahip olan Cem Yiğit Üzümoğlu, bu yıl ‘Sahibinden Rahmet’ filmi ile festivalde boy gösteriyor. Emre Sert ve Gözde Yetişkin’in yönettiği filmde, köye düşen meteor parçalarının ticareti üzerine kurulu hikayede ‘İrfan’ karakterine hayat veren Üzümoğlu, alışılmış rollerin dışında bir performans sergiliyor.
‘GURUR DUYUYORUM’
Festivalle ilgili olarak DHA’ya açıklamalarda bulunan Üzümoğlu, burada yer almanın kendisini çok mutlu ettiğini belirtti. Oynadığı karakterin kendisine benzemediğini dile getiren Üzümoğlu, “Bu, Türkiye’nin en iyi festivallerinden biri; burada bulunmak benim için büyük bir mutluluk. Ben sert biri değilim, oldukça naifim ama canlandırdığım karakter oldukça ilkel birisi. Karakterim matematik yapmayı, telefon kullanmayı bilmiyor. Neredeyse ilkellik sınırında bir karakter yaratmaya çalıştık. Yönetmenlerimiz de bu konuda çok destek oldu. Burada olmaktan dolayı gerçekten gurur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.
‘BEKLENTİ İÇİNDEYİM
Üzümoğlu, festivalde ödül alma konusunda herhangi bir beklentisi olmadığını kaydederek, “Ödül beklentisi ile gelirsem hayal kırıklığına uğramak istemiyorum ama jüri başkanımızın da belirttiği gibi adil bir seçim yapılacağına inanıyor ve bu yüzden gözü kapalı geldim. Biz buraya yalnızca ödül almak için gelmedik. Türkiye’nin en önemli festivalini yaşatmak ve birlikte güzel vakit geçirmek için buradayız. Ödül gelip gelmemesi önemli değil, biz işimize devam ediyoruz.” dedi.
‘NOSTALJİK BİR HİS’
Sinema ve tiyatronun duygusal etkileri üzerine de konuşan Üzümoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Film, oldukça nostaljik bir his yaratıyor. O günleri ve hisleri yaşamak zamanla değişiyor. O anları yeniden yaşıyor gibi hissediyorsun; yanındakilerle tekrar bir araya geliyorsun ve yaptığın işi izliyorsun. Bu durum, bir nostaljik his oluşturuyor. O anları hatırlarken eski duyguları tekrar yaşıyorum. Tiyatroda ise böyle bir durum söz konusu olmuyor, çünkü sahnede sürekli performans sergileyen tarafız.”
‘BÜYÜK BİR YÜK’
Tiyatro turneleriyle ilgili düşüncelerini de paylaşan Üzümoğlu, “Bir tiyatronun kendi şehrinden uzaklaşarak başka bir ile taşınması çoğunlukla zorlayıcı olabiliyor. Bu durum, yapımcılar için maddi olarak önemli bir yük oluşturuyor. Tiyatroya destek verilmesi, daha fazla tiyatro festivali düzenlenmesi ve bütçelerin artırılması, tüm Türkiye genelinde özel tiyatroların da performans sergilemesine olanak tanıyacaktır. Her oyun, umarım her şehre ulaşabilir ve herkesle buluşabilir.” şeklinde açıklamada bulundu.





