Aliekber METE- Muhammet BAYRAM/ ANKARA, – TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şehri planlarken bir çocuğa ne lazım? Bir çocuğa park, sosyal donatı ve spor yapacağı alanlar lazım; buna uygun olmayan yerlerin hepsinin kentsel dönüşümünü yaptık ve bu yaptığımız çalışmalarda alternatif ticaret konut alanlarını Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yaptık. Biz, bir çocuğun, bir gencin veya bir ailenin ihtiyaçlarına göre mekansal planlamaları yaptık” dedi.
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Durgut, “Komisyon çalışmalarımız boyunca çok net bir şekilde gördük ki çocukların suça sürüklenmesi meselesi sadece adli bir konu değildir. Bu mesele, eğitimden sosyal politikalara, şehir planlamasından aile yapısına kadar uzanan çok katmanlı ve çok aktörlü bir alandır. Bu nedenle, çözümünde yalnızca merkezi idareyle değil, güçlü ve etkin yerel mekanizmalarla birlikte kurulması gerekmektedir. Gaziantep bu anlamda Türkiye’de dikkat çeken örneklerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek çocuk nüfusu, göç dinamikleri ve sosyal çeşitliliğine rağmen önleyici koordinasyona dayalı ve bütüncül bir yaklaşım olan, ‘Gaziantep Modeli’nin geliştirilmiş olması son derece kıymetlidir. Özellikle kurumlar arası koordinasyonun sistematik bir yapıya kavuşturulması, saat temelli takip mekanizmalarının kurulması ve her çocuğa bir danışman yaklaşımı gibi uygulamalar bu alanda politika üretimi açısından önemli bir deneyim sunmaktadır. İyi uygulama örneklerini analiz etmek ve bunların ülke genelinde nasıl yaygınlaştırılabileceğini tartışmak açısından son derece önemlidir. Bu sürecin sonunda bir rapor hazırlanmış olacak. Komisyonumuzun hazırlamakta olduğu raporda da özellikle yerel yönetimlerin rolünün güçlendirilmesi, kurumlar arası veri paylaşımı ve koordinasyon mekanizmalarının geliştirilmesi, risk odaklı ve erken uyarı sistemlerinin kurulması ve mahalle ölçeğinde önleyici sosyal politikaların yaygınlaştırılması gibi başlıkların önemli bir yer tutacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘MEKANSAL PLANLAMALAR BİZİM AÇIMIZDAN EN ÖNLEYİCİ TEDBİR OLDU’
Ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekillerine sunum yaptı. Şahin, şehrin 2 milyonluk bir nüfusu olduğunu, 13 yıl boyunca 500 bin mülteci ile birlikte yaşadıklarını ve halihazırda 100 bin yabancı çocuğun sisteme dahil edildiğini belirtti. Erken uyarı sistemi ile çocukların suça sürüklenmemesi için ciddi tedbirler aldıklarını ve bu kapsamda şehirsel planlamaya büyük önem verdiklerini kaydeden Şahin, “Şehri planlarken bir çocuğa ne lazım? Bir çocuğa park, sosyal donatı ve spor yapacağı alanlar lazım; buna uygun olmayan yerlerin hepsinin kentsel dönüşümünü yaptık ve bu yaptığımız çalışmalarda alternatif ticaret konut alanlarını Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yaptık. Biz, bir çocuğun, bir gencin veya bir ailenin ihtiyaçlarına göre mekansal planlamaları yaptık. Bu, bizim açımızdan en önleyici tedbir oldu. Çünkü çocuk bir alana sıkıştığında, suçu kümeleştirdiğinde, uyuşturucuyla tanıştığında, eğer hakikaten tıbbi tedaviyle birlikte sosyal rehabilitasyonu tamamlayamazsanız yeniden aynı mekana dönüyor, yeniden o mekana döndüğünde yaptığınız bütün tedavilerin hiçbir işe yaramadığını gördük. Dolayısıyla biz şehre bu gözle bakıyoruz, şehrin yaşam kalitesini, çocuk dostu bir şehir nasıl yapacağız, çocuğu suça iten nedenlerde kentsel planlamayı nasıl planlayacağız? Bu yaptığımız en önemli kentsel dönüşüm alanlarımıza baktığınızda en önemli çalışmalarımızdan bir tanesi oldu” diye konuştu.
‘ANAOKULUM BAHÇEMDE’ PROJESİNE BAŞLADIK’
‘Hayat Projesi’ ile birçok çocuğun suç işleme eğilimini azaltmayı hedeflediklerini vurgulayan Şahin, “Gazi Konut ve TOKİ başta olmak üzere yeni planlamada sitenin içerisinde, ‘Anaokulum Bahçemde’ projesine başladık. Bunun ne faydası oldu? Bir kere aile servis parasından kurtuldu, ulaşımla ilgili mali olarak yükü azaldı. 20 çocuk varsa sitenin içerisinde hemen hızlı bir şekilde oraya kreşimizi kurduk. İstanbul Büyükşehir ile Gaziantep Büyükşehir kreşi arasındaki farkı özellikle belirtmek istiyorum. Biz bunu tamamen Milli Eğitim Bakanlığı ile yapıyoruz. Gelen öğretmen Milli Eğitime bağlı, biz tefrişatı yapıyoruz. Denetim de bir şube müdürlüğüne bağlı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetleniyor. Yani, dolayısıyla, ‘Gaziantep Büyükşehir de kreş açıyor, İstanbul Büyükşehir de kreş açıyor; neden Gaziantep’e itiraz etmiyorsunuz da İstanbul’a itiraz ediyorsunuz?’ dediğinizin nedeninin arkasında modellememiz farklı. Açık sistem, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenleri var, müfredatları var. Biz burada tamamen lojistik destek veriyoruz ve bu şekilde özellikle hem kariyer hem çocuk yapılması konusunda kreşlerin pahalı olması nedeniyle Gaziantep Büyükşehir olarak bu çalışmalara güçlü bir şekilde devam ediyoruz” dedi.
‘GÜVENLİ PARK SAYIMIZI HIZLI BİR ŞEKİLDE ÇOĞALTIYORUZ’
Şahin yapay zeka sistemleri ile il genelindeki parkların kameralarla takip edildiğini ve olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda hızlı tedbirlerin alındığını söyledi. Şahin, “Mesela, bu güvenli parklar bizim yapay zeka ve 6 bin kamerayla çalıştığımız bir sistem. İlk başlattığımız bir sistem çünkü her insanın başına bir polis koyamayız. Akıllı şehir olacaksak eğer insanı ilgilendiren, çocuğu koruyan parklardan başlayarak bu sistemi hayata geçirdik. Mesela, şu anda millet bahçelerimizi biz güvenli parkı haline dönüştürdük. Bunun psikolojik yönü var, izlendiğini görüyor, izlendiğini görünce daha çok risk alanından uzak duruyor. Aile güvende hissediyor ve güvenli park sayımızı hızlı bir şekilde çoğaltıyoruz. Yeşil alanlar çok önemli. Şehirde çok ciddi bir şekilde yeşil alan aksını artırdık ve bunu bir de güvenli park haline dönüştürdüğünüz zaman çocuğu suçtan uzaklaştıracak risk alanlarının önleyici tedbirlerini alıyoruz. Bir gencin macera parkında heyecanını atacağı bir spor alanının hazırlandığı bir çalışma sistemimiz var” değerlendirmesinde bulundu.
‘SUÇ HARİTASI ÇIKARDIK’
Okul öncesi döneme ciddi destek verdiklerini ve halihazırda yeni başlatılan bir çalışmayla 55 bin ana okulu öğrencisini bilimsel taramalardan geçirerek yeteneklerine göre sınıflandırdıklarını ifade eden Şahin, şöyle devam etti:
“Hangi çocuk risk altında? Bir kere terzi usulü çalışmak gerekiyor, ASDEP’i çalıştırmak gerekiyor. ASDEP’i bizim Bakanlığımız zamanında başlatmıştık, her aileye bir danışmanlık sistemi. ‘Ailenin içerisinde ne var, bu ailede şiddet mi var, bu ailede önleyici tedbir ne?’ Bu aileye yaşamsal alanda kimin, ne tür desteği gerektiğini ASDEP çalışmasıyla oluşturuyoruz. Biz mesela, Yetim Koordinasyon Merkezi açarak annesi ve babası olmayan çocuklar için bunu başlattığımızda faydasını görünce cezaevinde annesi ve babası olanlara da başlattık. Bu, benim açımdan çok önemli, annesi babası varsa etiketleniyor, suça sürüklenme oranı yükseliyor. Biz orayı bir ASDEP danışmanıyla aileyi tamamen takip edecek bir sisteme dönüştürüyoruz. Bu çocuğa ne lazım? En önemlisi öz güven lazım. Dolayısıyla risk altındaki çocukların bu aile bazlı bire bir takip sistemi bizim risk altındaki çocukların önleyici tedbir olarak en önemli çalışma alanımız oldu ve biz buna Toplumsal Uyum ve Destek Programı (TUDEP) adı altında bir program yaptık. Her bir mahallenin, ilçe haritasını çıkardık, suç haritasını çıkardık. Bu suç haritasında hangi çocuğun, hangi suça meyledebileceğini burada görüyoruz. Dolayısıyla sizin buradan çıkan çıktıyla bunun hukuki düzenlemelerini, açık veriye geçen bir yönetişim anlayışını sorunları çözerken bu açık veriyi kümeleştirip bundan hangi ailede önleyici tedbir alınacağını sisteme geçmek gerekiyor.” Şahin ayrıca MESEM vasıtasıyla çocuklara meslek eğitimi verildiğini ve bu sayede çocukların çeteleşmelerinin önüne geçildiğini ifade etti.
‘CEZALARIN ARTIRILMASI GEREKİYOR’
Ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şahin, alınan tedbirlerin çocukların mükerrer suç işlemesinin önüne geçip geçmemesi ile ilgili, “Bu iş kesinlikle gönüllü olmaz. Baştan beri en az 5 defa söylediğim bir şey var; bu iş zorunlu olacak ve ailesiz olmaz. 6 defa çocuk suç işliyorsa azmettiren de yanındaki anası, babası. 6 defa suç işliyor bu çocuk, bu çocuğun anasının, babasının hiç mi suçu yok? Dolayısıyla artık öyle bir yasal altyapı ortaya koymalıyız ki hem zorunlu olmalı hem cezalar çok ciddi artmalı. Mesela, ben Avrupa’daki, Amerika’daki bu ceza oranlarına baktım, en az 20 yılla başlıyor, biz Ahmet’i 4 yılda çıkarttık; bu olmaz. Zaten o ceza arttığında ana baba ona izin vermez. En önemli şey, cezalarının mutlaka artırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

